MENÜ
Erzurum 26°
Erzurum Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Vicdanın Sesi Kısılırsa
Can Umut Avcıgil
YAZARLAR
12 Temmuz 2026 Pazar

Vicdanın Sesi Kısılırsa

Sabah kahvemi içerken gazetelere şöyle bir göz gezdirdim. Dünyanın dört bir yanından gelen haberlere bakınca insan ister istemez aynı soruyu soruyor: Gerçekten eksik olan şey ne?

Bir yerde savaş var, başka bir yerde açlık. Bir köşede teknoloji baş döndürücü bir hızla ilerlerken, başka bir köşede insanlar en temel haklarını arıyor. O kadar çok bilgiye ulaşıyoruz ki bazen en önemli şeyi gözden kaçırıyoruz. Belki de çağımızın asıl meselesi bilgi eksikliği değil, vicdan eksikliği.

Eskiden büyüklerimiz, "İnsan olmak kolay değildir." derdi. Çocuk aklımızla pek anlam veremezdik. Yıllar geçtikçe görüyoruz ki haklıymışlar. Çünkü insan olmak sadece doğruyu bilmek değil, doğru olanı yapabilmektir. Başkasının acısını kendi acın gibi hissedebilmek, gücün yanında değil haklının yanında durabilmek de bunun bir parçasıdır.

Bugün teknoloji sayesinde dünyanın öbür ucundaki olayı birkaç saniye içinde öğreniyoruz. Fakat aynı hızla yayılan bir başka şey daha var: Yalan. Bir fotoğraf, bir başlık ya da birkaç saniyelik bir görüntü milyonlarca insanın fikrini değiştirebiliyor. Gerçeğin üzeri sisle kapandığında ise yalnızca bilgi değil, adalet de yara alıyor. Çünkü doğru bilgi olmadan sağlıklı bir vicdanın, sağlam bir hukukun ve kalıcı bir barışın kurulması kolay olmuyor.

Eğitimden söz ederken de çoğu zaman okul binalarını, sınavları ve diplomaları konuşuyoruz. Elbette bunların hepsi önemli; ama eğitimin gerçek değeri, insana başkasını anlamayı öğretebildiği ölçüde ortaya çıkıyor. Farklı düşünene tahammül edebilen, doğaya saygı duyan, hakkını ararken başkasının hakkını gözeten insanlar yetiştirebiliyorsak, işte o zaman eğitim görevini yerine getirmiş demektir.

Tarih boyunca zor zamanlar hiç eksik olmadı. Baskının arttığı dönemlerde doğruları söyleyenler vardı. Savaşın ortasında barışı savunanlar çıktı. Cehaletin yaygınlaştığı günlerde okul açanlar, umutsuzluğun büyüdüğü zamanlarda insan onurunu korumaya çalışanlar oldu. Bugün bize düşen görev de aslında onlardan çok farklı değil. Herkes kendi bulunduğu yerde, kendi imkânı ölçüsünde iyiliğin tarafında durabildiğinde, dünya biraz daha yaşanabilir hâle geliyor.

Bazen büyük değişimlerin peşinden koşarken küçük iyilikleri küçümsüyoruz. Oysa bir doğru söz, uzun zamandır devam eden bir yanlışın önüne geçebilir. Adil verilmiş bir karar, insanların güvenini yeniden yeşertebilir. Bir öğretmenin uzattığı el, bir öğrencinin bütün hayatını değiştirebilir. Bir fidan, yıllar sonra hiç tanımadığımız insanların gölgesi olabilir.

Belki de dünyanın bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey, büyük nutuklar değil; her gün sessizce yapılan dürüst davranışlardır. Çünkü vicdan gürültüyle değil, insanın kendi içinde verdiği küçük ama samimi kararlarla büyür.

Kahvem soğudu.

Ama aklımda tek bir düşünce kaldı:

Dünyayı değiştirmek belki zor; insan kalabilmek ise her gün yeniden verdiğimiz bir karar.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Erzurum Gazetesi