MENÜ
Erzurum 10°
Erzurum Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Hürmüz'den Geçen Sadece Petrol Değildir
Ali Kemal Koçak
YAZARLAR
5 Haziran 2026 Cuma

Hürmüz'den Geçen Sadece Petrol Değildir

Tarih bazen bir boğazın kaderine yazılır.

Çanakkale gibi...

İstanbul Boğazı gibi...

Süveyş gibi...

Ve Hürmüz gibi...

Dünya haritasına bakıldığında küçük görünen bazı geçitler vardır ki, aslında büyük devletlerin hesapları, küresel ticaretin istikameti ve milletlerin refahı oralardan geçer.

Hürmüz Boğazı bugün böyle bir kavşaktadır.

Petrol tankerleri geçiyor sanıyoruz.

Oysa geçen sadece petrol değildir.

Devletlerin stratejileri geçiyor.

Ekonomilerin geleceği geçiyor.

Milyarlarca insanın günlük hayatına dokunacak maliyetler geçiyor.

Enerji, modern dünyanın kan dolaşımıdır.

Nasıl ki insan bedeninde kanın dolaşımı durduğunda hayat tehlikeye girerse, enerji akışındaki her aksama da küresel ekonomiyi aynı şekilde sarsar.

Bu sebeple Hürmüz'de yaşanan her gerilim, yalnızca Körfez ülkelerini veya bölge devletlerini ilgilendiren bir mesele değildir.

Dünyanın tamamını ilgilendiren bir meseledir.

Bugün petrol fiyatlarının yalnızca üretim miktarına göre belirlenmediğini görüyoruz.

Bir açıklama...

Bir diplomatik mesaj...

Bir askerî hareketlilik...

Bir müzakere haberi...

Milyarlarca dolarlık piyasa hareketlerine sebep olabiliyor.

Bu durum bize çağımızın en önemli gerçeklerinden birini hatırlatıyor:

Ekonomiler artık yalnızca fabrikalarda değil, algılar ve beklentiler üzerinde de şekilleniyor.

Küresel piyasalarda korku da fiyatlanıyor.

Umut da fiyatlanıyor.

Belirsizlik de fiyatlanıyor.

Hürmüz'deki gerilim bu yüzden sadece enerji meselesi değildir.

Jeopolitik bir satrançtır.

Bu satrançta Washington'un hamlesi Tahran'ı etkiler.

Tahran'daki gelişme Tel Aviv'i etkiler.

Tel Aviv'deki bir karar Beyrut'u etkiler.

Ve bütün bunlar Londra'dan Pekin'e kadar uzanan ekonomik sonuçlar doğurur.

Dünya artık birbirine bağlı bir sistemdir.

Bir bölgede yükselen tansiyon, binlerce kilometre ötede yaşayan insanların cebine kadar ulaşmaktadır.

Bugün Avrupa'nın enerji güvenliği tartışılıyorsa...

Havayolu şirketleri yakıt maliyetlerini hesaplıyorsa...

Merkez bankaları faiz kararlarını yeniden gözden geçiriyorsa...

Sebebi yalnızca petrol değildir.

Sebebi enerji güvenliğidir.

Çünkü enerji güvenliği, artık millî güvenliğin ayrılmaz bir parçası hâline gelmiştir.

Bu noktada dikkat çekici olan bir başka husus da Çin'dir.

Dünyanın üretim merkezi hâline gelen Çin'in ekonomik performansı artık petrol fiyatlarını belirleyen temel unsurlardan biridir.

Bir zamanlar yalnızca arz konuşulurdu.

Bugün talep de en az arz kadar belirleyicidir.

Çin yavaşladığında petrolün ateşi bir miktar düşüyor.

Küresel büyüme hızlandığında ise enerji talebi yeniden yükseliyor.

Demek ki çağımızın enerji denklemi artık çok boyutlu bir hâl almıştır.

Hürmüz'deki gelişmeleri sadece savaş veya barış ekseninde okumak eksik kalır.

Meselenin içinde ekonomi vardır.

Diplomasi vardır.

Teknoloji vardır.

Ticaret vardır.

Hatta küresel güç mücadelesi vardır.

Sonuç olarak bugün dünya ekonomisinin önündeki en büyük risklerden biri enerji fiyatlarının yüksek seviyelerde kalıcı hâle gelmesidir.

Petrolün 100 doların üzerinde uzun süre kalması, yalnızca enerji şirketlerinin değil; sanayicinin, çiftçinin, nakliyecinin ve nihayetinde tüketicinin meselesidir.

Bu sebeple Hürmüz'de yaşanan her gelişme dikkatle takip edilmelidir.

Çünkü oradan geçen sadece tankerler değildir.

Oradan geçen, XXI. yüzyılın ekonomik istikrarıdır.

Ve bazen bir boğazın güvenliği, dünyanın huzurunu belirleyebilir.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Erzurum Gazetesi