Bazı şehirler vardır.
Sadece binalarıyla değil...
Hatıralarıyla yaşar.
Erzurum işte öyle bir şehir.
Sokaklarında tarih yürür.
Taşlarında mücadele saklıdır.
Ve bazı mekânlar vardır ki, sadece dört duvardan ibaret değildir.
Erzurum Kongre Binası da böyledir.
Bir milletin yeniden ayağa kalkma iradesinin sembolüdür.
Bir milletin kaderini değiştiren kararların alındığı yerdir.
Bugün o binada güçlendirme çalışmaları yapılacak.
Elbette yapılmalı.
Tarihî eserleri korumanın yolu, onları taşıyan yapıları da korumaktan geçer.
Kimsenin buna itirazı yok.
Ancak asıl mesele başka.
Mesele, o binanın içinde bulunan 322 eserin Ankara’ya gönderileceği yönündeki iddialardır.
İşte burada durup düşünmek gerekir.
Çünkü o eserler herhangi bir müzenin vitrininin süsü değildir.
Onlar Cumhuriyetin kuruluş hikâyesinin sessiz tanıklarıdır.
Onlar Erzurum Kongresi'nin nefesini taşır.
Onlar Mustafa Kemal Atatürk'ün izini taşır.
Onlar bu şehrin hafızasıdır.
Erzurumluların dile getirdiği kaygı da tam olarak budur.
Sorulan soru son derece nettir:
Cumhuriyetin temellerinin atıldığı Erzurum’da bu eserlerin korunabileceği bir yer gerçekten yok mudur?
Atatürk Üniversitesi var.
Erzurum Teknik Üniversitesi var.
Müzeler var.
Kurumlar var.
İmkân var.
İrade varsa çözüm de vardır.
Çünkü mesele sadece koruma meselesi değildir.
Mesele aidiyet meselesidir.
Mesele hafıza meselesidir.
Mesele emanet meselesidir.
Erzurum Kongresi mührünün yıllar önce Ankara’ya götürülüp geri dönmemiş olması, bugün duyulan endişelerin sebepsiz olmadığını gösteriyor.
Bu nedenle Erzurumluların sorduğu sorulara net cevap verilmelidir.
Bu eserler ne kadar süreyle götürülecek?
Nasıl korunacak?
Ne zaman geri getirilecek?
Ve en önemlisi...
Kesin olarak geri getirilecek mi?
Bu soruların cevabı verilmeden toplumun içinin rahat etmesi mümkün değildir.
Çünkü bu eserler sadece Erzurum’un değildir.
Bu eserler Türkiye’nindir.
Ama onların evi Erzurum’dur.
Tıpkı Kongre Binası gibi.
Tıpkı o tarihi ruh gibi.
Cumhuriyetin mayasının tutulduğu şehirde, Cumhuriyetin emanetleri kalmalıdır.
Korunmalı.
Yaşatılmalı.
Ve gelecek nesillere yine Erzurum’dan anlatılmalıdır.
Çünkü bazı emanetler taşınmaz.
Sahip çıkılır.