MENÜ
Erzurum 13°
Erzurum Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
İbrahim Aydemir: Helal kazancın ölçüsünü Selçuk Bayraktar’dan alalım!
Guncel
6 Ekim 2026 Salı 14:25

İbrahim Aydemir: Helal kazancın ölçüsünü Selçuk Bayraktar’dan alalım!

Aydemir, Selçuk Bayraktar’ın gençler üzerinden verdiği emek mesajının toplum için güçlü bir ahlak ölçüsü ortaya koyduğunu vurguladı.

Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, TEKNOFEST Güneydoğu’da Selçuk Bayraktar’ın üç saniyelik bir roket atışı için bir yıl boyunca haftada 80 saate varan çalışma ortaya koyan gençleri örnek göstermesinin çok kıymetli olduğunu belirterek, Türkiye’nin kazanca bakışında “helal kazanç ölçüsünü” yeniden güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Aydemir, Bayraktar’ın sözlerinin teknoloji alanının ötesine geçen bir toplumsal karşılığı bulunduğunu vurguladı. Bir insanın kazancının miktarından önce o kazancın hangi yoldan elde edildiğinin önem taşıdığını kaydeden Aydemir, “Selçuk Bayraktar’ın haklı tepkisinde çok değerli bir ölçü var. Üç saniye sürecek bir roket atışının arkasında bir yıl boyunca verilen emeği anlatıyor. Aslında bize helal kazancın da tarifini yapıyor. Sonucun büyüklüğüne bakmadan önce o sonuca hangi yoldan ulaşıldığına bakmalıyız” değerlendirmesinde bulundu.

“EMEKSİZ HER KAZANCIN ALTINDA BİR HAKSIZ KAZANÇ VARDIR”

Kazanç ile hak arasındaki bağın zayıflamasının ekonomik hayat kadar toplumun adalet duygusunu da etkilediğini belirten Aydemir, şu değerlendirmeyi yaptı:

“Emeksiz her kazancın altında bir haksız kazanç vardır. Çünkü ortada gerçek bir değer üretmeden elde edilen bir menfaat varsa bunun bedelini bir başkası ödüyordur. Bazen vatandaş, bazen tüketici, bazen işletme, bazen kamu, bazen de bütün toplum. Mesele bir insanın ne kadar kazandığı değildir; kazandığının karşılığında hangi değeri ortaya koyduğudur.”

Aydemir, ticaret yapanın meşru kârının, işçinin ücretinin, çiftçinin ürününün karşılığının, girişimcinin risk alarak elde ettiği gelirin ve bilim insanının fikrinin ekonomik değer üretmesinin aynı meşru zeminde değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Çalışarak büyümenin, yatırım yapmanın ve başarı kazanmanın teşvik edilmesinin önemine dikkat çeken Aydemir, sorunlu alanın üretmeden, hak etmeden veya başkasının hakkını daraltarak menfaat sağlamak olduğunu kaydetti.

“BAYRAKTAR’DAN HELAL KAZANCIN TARİFİNİ ALALIM”

Selçuk Bayraktar’ın verdiği örneğin gençlere yönelik sıradan bir çalışma tavsiyesinden çok daha geniş anlam taşıdığını belirten Aydemir, “Ben bu örneği çok önemsiyorum. Bayraktar’dan helal kazancın tarifini alalım: Bir hedefiniz olacak, çalışacaksınız, üreteceksiniz, fikrinizi ortaya koyacaksınız, sabredeceksiniz ve elde ettiğiniz sonucun hakkını vereceksiniz. Hayatımızı bu ölçüye göre şekillendirelim” dedi.

Aydemir, bir yıllık hazırlığın yalnızca birkaç saniyelik bir sonuç için yapılmasının özellikle gençlere başarı konusunda önemli bir gerçeği gösterdiğini ifade etti. Görünür olan sonucun çoğu zaman kısa sürdüğünü, asıl değerin görünmeyen hazırlık döneminde oluştuğunu belirten Aydemir, “İnsanlar üç saniyeyi görüyor; o gençler o üç saniyenin arkasına bir yıllarını koyuyor. İşte gerçek başarı kültürü budur” şeklinde konuştu.

VATANSEVERLİĞE “ÜRETİM AHLAKI” TARİFİ

Aydemir, meselenin vatanseverlik açısından da ele alınması gerektiğini belirterek, vatan sevgisinin gündelik hayattaki karşılıklarından birinin kişinin yaptığı işi hakkıyla yapması olduğunu söyledi.

“Vatanseverliği yalnızca söz üzerinden tarif edersek eksik bırakırız. İşini iyi yapan mühendis, dürüst ticaret yapan esnaf, toprağını işleyen çiftçi, öğrencisine hakkıyla ders veren öğretmen, hastasına özen gösteren hekim, fabrikasında üretim yapan işçi, vergisini ve çalışanının hakkını gözeten iş insanı da ülkesine hizmet ediyor. Üretmek, hakkını vermek, başkasının hakkına el uzatmamak ve kazancını meşru zeminde elde etmek vatanseverliğin günlük hayattaki ahlakıdır.”

Aydemir, bu anlayışın gençlere yalnızca nasihat yoluyla aktarılamayacağını, toplumda başarı örneklerinin de buna göre görünür kılınmasının yararlı olacağını değerlendirdi. Yıllarca çalışan, üreten, araştıran, yatırım yapan ve istihdam sağlayan insanların başarılarının daha fazla anlatılmasının önem taşıdığını kaydetti.

“ÇOCUKLARIMIZA KAZANMAYI ÖĞRETİRKEN HAK ETMEYİ DE ÖĞRETMELİYİZ”

Aydemir, aileden eğitime, ticaretten kamu hayatına kadar ortak bir “hak etme kültürü” oluşturulmasının önemine dikkat çekti.

“Çocuğumuza başarılı olmasını söylüyoruz, iyi kazanmasını istiyoruz. Bunun yanına çok temel bir cümle daha koymalıyız: Hak ederek kazan. Çünkü yüksek gelir tek başına başarı ölçüsü olamaz. O gelirin içinde emek, üretim, risk, bilgi, dürüstlük ve başkasının hakkına riayet varsa o kazanç topluma da bereket getirir.”

Selçuk Bayraktar’ın TEKNOFEST gençleri üzerinden verdiği örneğin bu bakımdan Türkiye için güçlü bir toplumsal mesaj taşıdığını ifade eden Aydemir, “Üç saniyelik atışın arkasındaki bir yıllık çalışma bize aslında koskoca bir hayat ölçüsü veriyor. Önce emek, sonra hak ediş, ardından kazanç. Bu sıralamayı koruduğumuzda hem insanımız kazanır hem ülkemiz güçlenir” dedi.

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu haber henüz yorumlanmamış...

Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Erzurum Gazetesi