Dün adayların proje yokluğundan bahsettik ya...
Onlarca eş dost aradı...
“Ne adayı ne projesi kardeşim. Sen esnafın tüccarın halini yazsana. Bittik, battık.”
Organize Sanayi esnafından tutun, toptancısına, perakendecisine...
Seçim meçim yazma diyorlar.
“Biz battıktan sonra şehre Belediye Başkanı olacağın ne önemi var”
Haksız sayılmazlar...
Gözümüzün önünde yılların tüccarları bir bir iflas ediyorlar.
Ayaktaymış gibi duranlar ise sıralarını beklemekteler.
Peki bu hale bir çare yok mu?
Kısa vadede çözüm görünmüyor.
Hükümetin açıkladığı paketin bizi ilgilendiren bir tarafı yok gibi.
IMF ile yapılması düşünülen anlaşmanın da bize yansıyacağını sanmıyoruz...
Anlayış şu: “ölen ölür kalan sağlar bizimdir”
Bu yaklaşıma teslim olursanız, Erzurum’da ayakta kalan esnafı zor bulacağız...
Bankaya borcu olmayan esnaf yok...
İstisnası olmaksıızın bütün ticaret kesimi cepten yiyiyor...
Tabi...
Cebinde olan cebinden yiyiyor.
Olmayan ise ...
Ya Bankaya gidiyor; ya da, yakın çevreden borçlanıyor.
Arabalar, evler ipotekli...
Muvazaalı krediler gırla gidiyor.
Buna karşın...
Ne siyasilerin, ne sivil toplum kesimlerinin sesi soluğu çıkmıyor.
Gökten ne yağmışta yer kabul etmemiş misali.
Dostlarımız haklılar.
Seçim gelmiş neyimize...
Millet kendi derdine düşmüş.
Durum bu...
Buna karşın, “bugünler iyi günler. Kötüsü seçimden sonra” diyenler de var.
Seçim sonrası zam sağanağından demvuranlara kulak verir isek...
Vay ki vay...
Ölmüşüz de ağlayanımız yok...
Bizim ilavemiz şu olsun...
“Yaşadıklarımızın yanında 2001’deki krizin eli değil, ayağı öpülür.”
BUNLARI BİLİYOR MUYUZ?
HASTA ZİYARETİ
Hasta ziyaret eden kimse hem ziyaret ettiği kimseyi sevindirip gönlünü alır, hem de cennet bahçelerinde geziniyormuş gibi manevi değerini yükseltir. Efendimiz onun için şöyle buyurur:
“Bir Müslüman, hasta olan bir Müslüman kardeşini sabahleyin ziyarete giderse, yetmiş bin melek akşama kadar ona rahmet okur. Eğer akşamleyin ziyaret ederse, yine yetmiş bin melek onun için sabaha kadar istiğfar eder.”
Yetmiş bin meleğin duasını almak, Allah’ım ne büyük saadet! Bir mümin böyle bir fırsatı hiç kaçırmak ister mi? Yine Rasulullah şöyle buyurur:
“ Bir insan, bir hastanın hatırını sormaya giderse ona bir melek şöyle seslenir: Sana ne mutlu! Ne güzel bir yolculuk yaptın. Kendine cennette barınak hazırladın!” Cennette bir ev, bir köşk sahibi olmak… Ne büyük zenginlik… Yüce Rabbimiz bizim için ne bulunmaz güzellikler hazırlamış… Yeter ki o güzelliklere giden yola girelim. Enes İbni Malik (ra) der ki: Bir gün Efendimiz Aleyhisselam şöyle buyurdu:
“Bir kimse bir hastayı ziyaret ettiğinde Allah’ın rahmetine dalmış olur. Hastanın yanında oturduğunda, ilahi rahmet onu kuşatır.”
Bunun üzerine “Ya Rasulullah! Dedim. “Bu hastayı ziyaret edenin kazandığı sevaptır. Ya hasta için ne var?” O zaman Peygamber Efendimiz şöyle buyurdu: “Onun da günahları silinir.”
ETKİLİ SÖZLER
"Acı, akıllı adamların hocasıdır."
Byron