MENÜ
Erzurum 13°
Erzurum Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
ÇELEBİ NASIL BİR İNSAN TİPİDİR?
Çelebi Dadaş
YAZARLAR
25 Eylül 2006 Pazartesi

ÇELEBİ NASIL BİR İNSAN TİPİDİR?

Çelebi; Efendi, nazik ve kibar, ince şahıs, şehir terbiyesi almış, okur yazar kimse olarak tarif edilir.
Osmanlı devletinin ilk dönemlerinde şehzadelere verilen unvan "Çelebi"olmuştur.
Mevlevi tarikatının başı bu adla anılırdı.
Zaman zaman Mevlana veya Hacı Bektaş soyundan olan kimseler için de Çelebi sıfatı kullanılırdı.
Çelebi veya çelebilik Türklerde muhtelif sanat ve meslek sahiplerine sembol olmuş bir tabirdir.
Lehçe-i Osmâniye'de; okuma bilen, okumuş, nâzik manâları verilmektedir.
Asil, nâzik, soylu, zarîf, terbiyeli, koca tabiri olarak da kullanılmıştır.
Daha önceleri şehzadelere unvan olarak verilirdi.
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin evlat ve ahfadına da bu unvan verilmişti. Osmanlılar'da padişahların erkek çocuklarına evvelce "bey", sonra "çelebi" unvanı verilmiş, daha sonra erkek kız ayrılmadan "sultan" tabiri, müştereken kullanılmıştır.
Çelebi, Türkçe'de kibar, centilmen manâsını ifade ediyordu.
Tatarlarda ise, kadınlar kocalarının erkek kardeşlerine, kardeşlerinin erkek çocuklarına hürmet ve tazim ifadesi olarak çelebi derlerdi.
Osmanlı yazı lisanında, 17. asra kadar, hanedan mensuplarının, yüksek dinî erkânın, meşhur müelliflerin lakap ve unvanı olarak kullanılmıştır.
On sekizinci asır başına doğru çelebi kelimesi yerine efendi tabiri kullanılmaya başlanmıştır.

YÜKSEK EDEP VE TERBİYE TİMSALİDİRLER
Çelebi; tüm hal ve tavırları samimi bir iyi niyet ve şaşmaz bir nezaketle yoğrulmuş ve en acil hallerde bile metanet ve kontrolünü yitirmeyen; yoksula yoksunluğunu, düşküne düşkünlüğünü, kusurlu olana kabahatini hissettirmeyen; gerçekte başkası özür borçlu olsa bile, rakibinden önce alçak gönüllükle af dileyebilen; zenginliğe yaltaklanmayan, iktidara dalkavukluk etmeyen; sahip olduklarıyla veya başarılarıyla böbürlenmeyen; dürüstlük, içtenlik ve diğerkamlığı elden bırakmaksızın sözünü sakınmadan konuşan; sözüne, vaatlerine veya taahhütlerine mutlak biçimde sadık olan; lafdan evvel iş üreten; başkalarının haklarını ve duygularını kendisinden daha çok gözeten; girdiği her mecliste saygınlık ve itibar görebilen; varlığıyla şerefin kutsal ile faziletin güvende olduğu teminatını verebilen adamdır.
Çelebi şartlar ne olursa olsun herkese karşı nazik davranır. Kimse hakkında ulu orta konuşmaz.
Çevresindeki insanları yakın dostları dahi olsa kimseyle çekiştirmez, varsa kusurlarını ortaya dökmez, dedikodusunu yapmaz ve özel hayatı ilgilendiren konuları asla açıklamaz.

AYKIRILIKLARI VE AŞIRILIKLARI YOKTUR
Çelebi, nefsiyle ilgili hal ve konularda iddiasız insan tipidir.
Konuşmaktan çok dinlemeyi tercih eder.
En büyük endişesi, yaşam ve düşünceleriyle toplumda aykırılığa yol açmamaktır.Toplumsal kurallara harfiyen riayet eder.
Hayatını çevresine adamıştır.
Temiz ve düzgün giyinir; az ve öz konuşur, azla yetinir.
Aşırılıkları yoktur.
Zaafları da.
Yüksek sesle konuşmaz, argo kelimeler kullanmaz.
Kavga etmez; ayıran, barıştıran kimse olur.
Kötülükleri kendinden bilir.
Yaptığı işte çok titiz ve kuralcıdır.
İşkoliktirler.
Başladıkları işi bitirmeden rahat edemez, mutlaka sonuçlandırırlar.
Zaman mefhumunu asla istismar etmez.
Başkalarının ayıplarını görmez, olanları da örtmeye çalışır.
Her türlü fanatizme ve aşırılığa kapalıdır.
Çevresindekilere ismiyle değil, ya unvanları ile ya da bey ve hanımefendi diye hitap eder.
Çok kolay kırılır fakat belli etmez.
Her işi de hayra ve kadere bağlar.
Çelebi, devletçidir.
Devlet, millet ve mukaddesat onlar için korunması, kollanması ve incitilmemesi gereken kıymetlerdir.
Siyasi tercihleri ılımlı olanadır.
Dengelere çok dikkat ederler.
Yüksek edep ve terbiye sembolüdürler.
Küfür bilmezler, edenlerle de ünsiyetleri olmaz.
Duygularını belli etmezler.
Öfkelerini dizginler, muhabbetlerinde ise itidalli ve kontrollü olurlar.
Borçları olmaz, olunca da ödeyinceye kadar uyuyamazlar.

POZİTİF ENERJİ YAYARLAR
Gıybet ve iftiraya, riya ve gösterişe kapalıdırlar.
Kanaatkardırlar, azla yetinirler.
Söz vermeyi sevmez, kazara vermiş olduklarında ise yerine getirmek için canlarını dahi adarlar.
Kulaktan dolma bilgilere itibar etmez.
Onlarla konuşmaz, söyledikleri her sözü süzgeçten geçirirler.
Mütevazıdırlar.
Dostları da düşmanları da seçkindir.
Bunların sayıları azdır ama kararlı bir tarif ile sınırlandırılmışlardır.
Ölçülü ve disiplinlidirler.
İsrafı sevmezler.
Başkaları için fedakarlık yapmayı yeğlerler.
Yaşamları değişmez bir şablon üzerinedir.
Sıradan görünmelerine rağmen, çevrelerinde "örnek insan" olarak tarif edilirler.
Parayla ilişkileri "yetebilecek kadar" ölçüsündedir.
Muhannete muhtaç olmamak ilkeleridir.
İlgi duydukları alanlarda bilgi sahibidirler ama naklederken kaynağını mutlaka belirtirler.
Çelebiler yalansız, dolansız insanlardır.
Ve hepsinden önemlisi Çelebi bulunduğu, girdiği toplumda pozitif enerji yayar; insanlar onlarla aynı mekanı paylaşırken rahatlık hissederler.
Yani çelebi "adem" şablonuna oturmuş "adam gibi adamdır…"
Bu ölçülerin çok yüksek hatta insani olmadığını düşünebilir, uçuk bulabilirsiniz.
Emin olun öyle değildir.
Çevrenize bakın…
İçinde bulunduğumuz toplumu ayakta tutan "Çelebileri" göreceksiniz.
Huzur bulmak istiyorsanız, yakın durun..
Ve unutmayın, çelebilerdir hayatımıza renk ve zevk verenler..
Bu yüksek edep ve terbiye adamlarıdır toplumu ayakta tutan..
 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2022 Erzurum Gazetesi