MENÜ
Erzurum
Erzurum Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Huzursuzluk Dünyası
Ahmet Göksan
YAZARLAR
2 Nisan 2025 Çarşamba

Huzursuzluk Dünyası

Geride bıraktığımız 2024 yılında yaşadığımız olumsuzluklarla ve çatışmalarla savaşların yaşanmaması insan olan herkesin ortak isteği idi. Bölge devletlerinin ulusal sınırları Amerikan destekli İsrail saldırıları ile hızla değiştirildi. Bazı ülkelerin sınırlarının yeniden gündeme taşınmasının da tartışmalarını yaşıyoruz. Doğal olarak bu ülkelerdeki insanların da yaşanan saldırılarından olumsuz şekilde etkileniyor olması geleceğin parlak olmadığının da işaretlerini veriyor. Diğer yandan Amerika’da yaşanan yönetim değişikliği çıbanın başı gibi tanımlanan yaş almış kişi söylemleri ve uygulamaları ile dünya barışını tehdit eder konumunu korumaya çalışıyor. Kendisini dünyanın genel valisi olarak gördüğü anlaşılan bu yaş almış kişinin dünyaya var olan sıkıntılara ek olarak yeni gaileler açmasından endişe ediliyor.

Almanya’da son yapılan parlamento seçimi sonrasında AB ülkelerinin ırkçı sağ kulvara katılması yeni tehdit olarak görülüyor. Buna koşut NATO’dan ayrı olarak AVRUPA ORDUSU kurulması çalışmalarının uzun süredir konuşulan bu konunun fitilinin ateşlenmesi beklenirken Mendil büyüklüğündeki ülkenin önde gidenlerinin ordunun kurulmasının öncülüğüne sarıldıklarının da bilinmesi gerekiyor.

               Sizler bu satırları okurken BM Genel Sekreterinin öncülüğünde kaçıncı kez olduğu bilinmeyen Gayri Resmi toplantılar yapılıyor olacak. Garantör ülkelerin temsilcilerinin de katılacak olmasının umutları yeşertip yeşertmeyeceğine tanık olacağız. Tarafları müzakere masasına oturtabilmek için  ortak zeminin olmadığını söylüyor olmalarına karşın tarafların kemikleşmiş olan yaklaşımları nedeniyle adadaki sürecin sürdürülebilir olmadığı biliniyor.

Buna karşın karşımızdaki unsurun önde gidenleri sürecin olumlu yönde ilerlemesi beklentilerini boşa çıkartmak için bilinen söylemlerini dillendiriyorlar. Uluslararası toplumun kararlarına işlerlik kazandırmamak için 04 Mart 1964 tarihinde alınan 186 sayılı kararın aradan geçen 61 yıla karşın çözüme hiçbir katkısının olmadığı biliniyor. Buna karşın yine aynı kurul tarafından alınan iki bölgeli iki toplumlu ve tarafların siyasi eşitliğine dayanan çözüm formülünün de müzakerelerin yürütülmesine olumlu yönde katkısının olduğu söylenemez.

Aradan geçen sürede Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kurulması sonrasında adadaki dengelerin değişmiş olduğu dikkate alınmadığı için kes kopyala yapıştır yöntemi ile çözüm arayışlarına sürgit ediliyor. Kıbrıs Türkleri olarak adada kalıcı olacağımızı bu kararları almış olan uluslararası toplumun aldığı kararlarına işlerlik kazandırabilmek için tek gözü kapalı olarak alınan kararların yeniden değerlendirilmesi gerekiyor mu ne…

SEVGİ ile kalınız…

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar

   Bu yazı henüz yorumlanmamış...

Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2025 Erzurum Gazetesi