Dünyanın var olmaya ve kurulmaya başlandığı günlerden itibaren insanoğlunun oluşan yapı dini inançlara dayandırılarak önce kavgaların daha sonraları da geniş içerikli savaşları yaşadığı biliniyor. Tarihin konuya ilişkin olarak yargısını verdiğinin de unutulmaması gerekiyor. Yakın dönemde kendini insan sıfatı olarak tanımlayanların milyonlarca hiç suçu olmasa bile yaşanmış olan Paylaşım Savaşlarının çok sayıda kayıplar verdiğinin de unutulmaması ve ders alınmasını gerekli kılıyor.
Günümüzde yaşanmakta olan savaşların temelinde yatan olgunun ideolojik temellere dayandırıldığının da unutulmaması gerekiyor.
Yakın çevremizde sonu gelmeyen Filistin ile İsrail arasında adeta süreklilik kazanan savaşı örnek olarak alabiliriz. Karşılıklı olarak çatışmalarda katledilen kadın ve çocukların sayısı net olarak bilinmiyor olsa bile son dönemin dışında milyonlarca olduğu belirtiliyor. Bölgemizde bir başka savaş ise Rusya ile Ukrayna arasında yaşanıyor. Saldırılara başlanırken yapılan öngörülerde açıklamalarda belirtilen süreyi aştığı biliniyor. Ölenlerin sayıları konusunda da aynı şekilde belli olmadığı biliniyor. Üstelik savaşın sona ermesinde ise nerede hata yaptık diye sorgulanacak bir hususun olmadığı için konu geçiştiriliyor.
İsrail’in saldırganlığına dur denmediği sürece ve buna karşın yaş almış Amerikalının bitmek bilmeyen hırsına gem vurulmadığı sürece ölümlerin sonlandırılmasının beklenilmemesi gerekiyor. Bugüne değin savaşların kazananının olmadığı biliniyor olmasına karşın sürekli olarak silahlanmaya korkunç paralar harcamış olan karşımızdaki unsuru yönetenlerin son olarak Hindistan’dan silah almaya çalıştıklarının da unutulmaması gerekiyor.
Kıbrıs Türkleri olarak bizler savaşın kazananın olmadığının bilincindeyiz. Bu nedenle her zaman sıklıkla savaşa karşı olduğumuz biliniyor. Gerekirse de gereğini yapmaktan geri durmayacağımızın bilinmesi gerekiyor mu ne…
Savaşsız bir dünyada barış içinde yaşamamız isteği ile SEVGİ ile kalınız…