Hanoğlu'ndan dikkat çeken açıklama…
Aydemir Türklerin medeniyet yolculuğunu anlattı
Aydemir: 'Kut'ül Amare zaferi diriliş ruhudur'
Aydemir: ‘Allah, Birlik ve Dirliğimizi daim kılsın'
Baki Gezmiş, şehrin sadece fiziksel yapılar üzerinden okunmasının büyük bir hata olduğunu söyledi ve “Şehirleri ayakta tutan yalnızca taş binalar değildir. Bir şehrin ruhu, tarihi ve medeniyet tasavvuru yoksa geriye sadece beton kalır” ifadelerini kullandı.
Yazısında Erzurum’un tarihsel derinliğine dikkat çeken Gezmiş, Çifte Minareli Medrese, Yakutiye Medresesi, Ulu Camii ve Aziziye Tabyaları gibi eserlerin sadece tarihî yapı olmadığını, aynı zamanda şehrin karakterini oluşturan temel değerler olduğunu vurguladı.
Erzurum’un Anadolu’nun en önemli şehir hafızalarından birine sahip olduğunu belirten Gezmiş, “Bu şehir sadece soğuğuyla değil; vakarıyla, aidiyet duygusuyla ve direniş ruhuyla öne çıkmıştır” değerlendirmesinde bulundu.
Şehrin modernleşme sürecinde tarihsel kimliğini kaybetmemesi gerektiğinin altını çizen Gezmiş, Erzurum’un kendi ruhuna uygun bir şehir anlayışıyla geleceğe taşınması gerektiğini kaydetti. Gezmiş, “Erzurum büyürken kendisine benzemeyi sürdürmelidir. Şehirler ruhunu kaybettiğinde geriye yalnızca kalabalıklar kalır” dedi.
Baki Gezmiş’in yazısında en dikkat çeken bölümlerden biri ise Erzurum insanına ilişkin yaptığı değerlendirmeler oldu. Gezmiş, sert iklim şartlarının Erzurum insanında güçlü bir karakter oluşturduğunu belirterek, “Bu şehir kolay eğilmeyen insanların şehridir” ifadelerine yer verdi.
Erzurum’un yalnızca geçmişiyle değil, geleceğe taşıdığı kültürel mirasla da önemli olduğuna işaret eden Gezmiş, şehir aidiyetinin korunmasının toplumsal hafıza açısından hayati önem taşıdığını dile getirdi.
Köşe yazısı, sosyal medya ve yerel kültür çevrelerinde de geniş yankı uyandırdı.
https://www.erzurumgazetesi.com.tr/yazar/Erzurum-un-ruhu/6563






Sayfa başına git