Aydemir: ‘Allah, Birlik ve Dirliğimizi daim kılsın'
Uluslararası Sanatçılar Platformu'ndan Tekin'e Destek
Aydemir İran Başkonsolosluğunu ziyaret etti
Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, Kut’ül Amare Zaferi’nin yalnızca askerî başarı olarak okunamayacağını, bunun millet iradesinin cephede yazdığı tarih olduğunu söyledi. Aydemir, 29 Nisan 1916’da 147 gün süren kuşatma sonunda İngiliz kuvvetlerinin teslim alınmasının, dönemin en büyük askerî kırılmalarından biri olduğunu ifade etti. Kuşatma sonunda 13 bini aşkın İngiliz-Hint kuvvetinin esir alındığını, bu tablonun dünya harp tarihinde ağır sonuç doğuran gelişmeler arasında yer aldığını hatırlattı.
Aydemir, Kut’ül Amare’nin Çanakkale ile aynı irade hattında okunması gerektiğini vurguladı. Nurettin Paşa’nın başlattığı savunma hattı, Halil Paşa komutasında zafere dönüştü diyen Aydemir, bu direnişte yalnız cephe taktiğinin değil, iman, sabır ve lojistik direncin de belirleyici olduğunu değerlendirdi.
İngiliz yardım kuvvetlerinin defalarca sonuç alamadığını hatırlatan Aydemir, Dicle hattında yürüyen mücadelede Osmanlı kuvvetlerinin üstünlüğünü koruduğunu, Julnar ikmal girişiminin ele geçirilmesinin de kuşatmanın kırılma anlarından biri olduğunu ifade etti.
Aydemir, bu zaferin yalnız geçmişi anma günü olmadığını, millet hafızasının diri tutulduğu tarih bilinci olduğunu söyledi. Şehitlerin adının yalnız törenlerde anılarak korunamayacağını, genç kuşaklara aktarılacak tarih şuuru ile yaşatılması gerektiğini vurguladı.
ŞEHİTLER İÇİN ANMA VURGUSU
Kut cephesinde verilen kayıpların yalnız sayıdan ibaret görülmeyeceğini belirten Aydemir, binlerce Mehmetçiğin Irak cephesinde ağır şartlarda mücadele verdiğini, şehadetlerin bu zaferin asli zemini olduğunu ifade etti. Osmanlı kuvvetlerinin ciddi kayıplar verdiğini, ancak teslim olmayan iradenin zaferi kurduğunu da hatırlattı.
Aydemir, Kut’ül Amare’nin uzun yıllar kamu hafızasında geri planda bırakıldığını, bunun tarih açısından eksiklik oluşturduğunu değerlendirdi. Son yıllarda yapılan anma programlarını önemli bulduğunu söyledi ve bu zaferin yalnız hatırlanan değil öğretilen tarih olması gerektiğini dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tarih bilincine yaptığı vurguların bu hafızanın yeniden güçlenmesinde etkili olduğunu ifade eden Aydemir, Kut’ül Amare ruhunun bağımsızlık iradesini besleyen kaynaklardan biri olduğunu söyledi.
Aydemir’e göre Kut’ül Amare, emperyal yürüyüşün durdurulduğu eşiktir. Bu zafer, bir cephe kazanımından öte, milletin kendi kaderine sahip çıktığı tarihî beyan niteliği taşımaktadır.
Bugün yapılacak kutlama ve anma programlarında yalnız zaferin değil, o zaferi kuran şehitlerin emanetinin de konuşulması gerektiğini belirten Aydemir, “Kut’ül Amare, unutulacak bir tarih değil, yaşatılacak millî iradedir” şeklinde konuştu.






Sayfa başına git