Öngel'in Milli Takım Marşı beğeni topladı
Atıkları sanata dönüştürüyor
Tekin Türk Akademisi Bilim Konseyine seslendi
Erzurum Türküleri Eskişehir'de yankılandı
Önceki dönem milletvekillerinden, Parlamenter Gazeteci ve Yazarlar Birliği Başkanı İbrahim Aydemir, toplum hayatında dilin taşıdığı kurucu rolün yeniden gündeme alınması gerektiğini söyledi. Aydemir, Anadolu’nun asırlar boyunca yalnızca fiziki yapılarla değil, insanı merkeze alan irfan geleneğiyle şekillendiğini ifade etti.
Aydemir, şehirlerin mimarların emeğiyle yükseldiğini ancak şehir ruhunu ayakta tutan unsurun insan ilişkilerinde yaşatılan nezaket olduğunu vurguladı. Mahalle kültüründen esnaf geleneğine, mekteplerden gönül ocaklarına kadar uzanan geniş bir sahada insanların birbirine hitap ederken gösterdiği ölçünün toplumsal güvenin temel dayanaklarından biri olduğunu söyledi.
KELİMENİN TAŞIDIĞI MİRAS
Aydemir, geçmişte günlük hayatın merkezinde bulunan hürmet, emanet şuuru, gönül rızası ve edep anlayışının sosyal hayatın omurgasını oluşturduğunu ifade etti. İnsanların fikir ayrılıklarında dahi ölçüyü muhafaza ettiğini belirten Aydemir, bu tavrın toplumun birlik duygusunu güçlendirdiğini kaydetti.
Türk düşünce ve kültür hayatında Yunus Emre’nin özel bir yere sahip olduğunu hatırlatan Aydemir, Yunus’un kullandığı dilin insanları ayrıştıran değil yakınlaştıran bir özellik taşıdığını söyledi. Aydemir, Yunus Emre’nin söz merkezli hikmet anlayışının bugün de toplumsal hayat açısından güçlü bir rehber niteliğinde olduğunu değerlendirdi.
ŞEHİR RUHUNU BESLEYEN TERBİYE
Aydemir, Hacı Bayram-ı Veli’nin ortaya koyduğu anlayışın şehir ile insan arasındaki bağı kuvvetlendirdiğini belirtti. Emek, mesuliyet ve gönül terbiyesini aynı çizgide buluşturan yaklaşımın Anadolu şehirlerine karakter kazandırdığını ifade etti.
Ziya Gökalp’in kültür ve dil üzerine değerlendirmelerinin de güncelliğini koruduğunu belirten Aydemir, ortak anlam dünyasının millet hayatındaki birleştirici gücüne dikkat çekti. Aydemir’e göre dilde yaşanan aşınma, toplumsal mesafelerin büyümesine yol açan önemli sebepler arasında yer alıyor.
DİJİTAL ÇAĞIN DİL SINAVI
Günümüzde iletişim araçlarının çoğalmasına rağmen insanlar arasındaki anlayış ikliminin zayıfladığına işaret eden Aydemir, özellikle dijital platformlarda kullanılan ifadelerin toplumsal atmosfer üzerinde doğrudan etkili olduğunu söyledi.
Aile içinde, iş hayatında ve kamusal alanlarda kurulan cümlelerin geleceğin sosyal iklimini şekillendirdiğini belirten Aydemir, kırıcı dilin yaygınlaşmasının toplumsal huzuru zorlaştırdığını ifade etti. Dinleme kültürünün güçlendirilmesi ve karşılıklı saygının yeniden öne çıkarılması gerektiğini vurguladı.
ORTAK ANLAM İKLİMİNE İHTİYAÇ VAR
Aydemir, Türkiye’nin önündeki meselelerin yalnızca ekonomik veya siyasi başlıklardan ibaret görülmemesi gerektiğini söyledi. İnsanların birbirini anlama iradesinin güçlendirilmesinin büyük önem taşıdığını belirten Aydemir, çocukların aile içinde duyduğu hitaplardan başlayarak toplumun bütün katmanlarında yapıcı bir dilin hâkim kılınmasının geleceğe yapılacak en kıymetli yatırımlardan biri olduğunu ifade etti.
Toplumların seviyesinin kullandıkları kelimelerde görüldüğünü kaydeden Aydemir, merhamet, vakar ve hakkaniyet taşıyan bir dilin toplumsal huzura önemli katkı sağlayacağını söyledi. Aydemir, milletlerin yalnızca sınırlarla değil, ortak değerleri yaşatan söz ve mana dünyasıyla da ayakta kaldığını sözlerine ekledi.






Sayfa başına git