MENÜ
Erzurum
Erzurum Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
‘Ayasofya Diyanet’e devredilsin’
Araştırma İnceleme
3 Mayıs 2013 Cuma 00:21

‘Ayasofya Diyanet’e devredilsin’

ÖĞDER Erzurum Şube Başkanı Abdullah İkinci, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Ayasofya ile ilgili açmış olduğu sitede mabedin müze olarak tanıtılmasına tepki gösterdi.

ERZURUM (İHA) - ÖĞDER Erzurum Şube Başkanı Abdullah İkinci, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Ayasofya ile ilgili açmış olduğu sitede mabedin müze olarak tanıtılmasına tepki göstererek, “Neden hâla Kültür Bakanlığı, Ayasofya Camii’ni “turistik ve ticari bir müessese olarak” yani “Ayasofya Müzesi” olarak anar? Kültür ve Turizm Bakanlığımızın da Ayasofya’yı müze olarak değil, “cami” olarak tanımlaması en büyük arzumuzdur” dedi.
KAPATILMA SÜRECİ
Amerikan Bizans Enstitüsü müdürü Thomas Whittemore 1931 de yaptığı izin başvurusu sonrasında başlayan tamirat ve mozaik temizleme çalışmaları adı altındaki Kiliseye dönüştürme girişimlerine o günün şartlarına göre izin vermeyip ara çözüm olarak müze olarak kalmasına müsaade edilen Ayasofya sonradan ayak oyunları ile ibadete kapatıldığını anlatan İkinci, “Kapatılan sadece Ayasofya değil Binlerce camidir. Ayasofya’yı Müzeye çeviren belgenin Numarası yoktur. Resmi Gazetede yayınlanmamıştır. Kararnamelerin bulunduğu Resmi dairede yoktur. Sicilli Kavanin , Dustur, Kanunlarımız gibi eserlerde yoktur. Resmi Gazetede Kasım 1934 tarihli ilk kararname numarasız olarak 2853 sayılı ve 2.11.1934 tarihli Resmi Gazetede çıkmıştır. Bir tayine aittir. Bu aya ait son kararnamede 29.11.1934 tarihlidir. Bu da numarasızdır.1626 sayılı 15.12.1934 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Resmi Gazetede Kasım 1934 tarihine ait 19 adet numarası bulunan “Kararname” ile 67 adet numara almamış tayin vs ile ilgili “Kararname” yayınlanmıştır. Hiçbirisi Ayasofya ile ilgili değildir. Başbakanımızın pek çok konuşmasında delilleriyle dikkatini çektiği gibi ahıra, gazinoya, parti binasına dönüştürülmüş camilerin de yeniden ihya edilip Müslüman milletin hizmetine sunulması da ayrı bir zorunluluktur. Bundan sonra da bu Tarihi vakıf binası olan ‘camii’ asıl sahibi olan Vakıflara oradan da Diyanet’e devredilmelidir. En az 2 dil bilen 2 imam ve en az 2 tanede çok güzel sesli Müezzin görevlendirilmelidir. Diyanet Başkanımız ilk Cuma hutbesini irad etmelidir. Bu Cumaya İslam ülkelerinin uleması ve devlet başkanları da davet edilmelidir. Ayasofya’nın başka yerlere dağıtılan malzemeleri geri getirilmelidir. Cumhuriyet devrinde yıkılan tarihi medresesi yeniden aslına uygun yapılıp kütüphane olarak hizmete açılmalıdır. Üstelik Ayasofya Camii’nin bütün yan binaları da, içerisindeki müştemilatı da vakfiyedir . Vakıflar da millete ait ve millete hizmet veren kurumlar olmak zorundadır. “ diye konuştu.
“Milletin hizmetine sunulması gereken camilerin başında ise Ayasofya gelmektedir” diyen İkinci daha sonra şunları kaydetti; “Fâtih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’u fethetmesinden itibaren satın alıp vakfettiği , 1489-1490 yılı muhasebe kayıtlarına göre ,Ayasofya Camii Vakfı vakıf giderleri için İstanbul, Üsküdar ve Galata’daki binalardan 2350 kadar dükkan ,1328 ev,4 Kervansaray, 30 Kadar Bozahane,22 Başhane ile 2 Hamamdan müteşekkil yerler kendisine vakfedilen, Sadece Cami değil yanına yapılmış eklerle tam bir külliye olarak hizmet vermiş, I.Dünya savaşı yıllarında İstanbul’un işgal edildiği sırada bile Cami olarak kalmış, bu gün Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünde saklı tutulan Sultan Fatihin vakfiyesinde Cami olarak kalmasını Şart koştuğu ,Haziresinde 5 Padişahın mezarının bulunduğu(II. Selim, III. Murat, III. Mehmet, I.Mustafa ve I.İbrahim )Ayasofya fazla geç kalınmadan aslına döndürülmeli, Cami olarak hizmet vermelidir. Çünkü bir tek ibadethanesi bile özgür olmayan bir ülke, tamamen özgür bir ülke değildir. Şu an da cami olmasına engel hiçbir durum kalmamıştır.
Bu nedenle son yıllarda azınlıkların mallarını iade eden ve ibadete açan Hükümetimizden Ayasofya Camiini özgürleştirmelerini, onu müze tutsaklığından kurtarıp ibadete açmalarını talep ediyoruz. Özgürlüğün yolu budur!
Ayasofya bir gün cami bir gün kilise olarak açılsın yani hem cami hem de kilise olsun diyen diyalog cahili kişileri de uyarıyoruz. Siz kendi yaptığınız dinler bahçesinde ibadete devam ediniz. Ayasofya Milletin ortak mirası olan, Sultan Fatihin vasiyetine ve vakfiyesine uygun olarak hizmete devam edecektir.”
 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 ABDULKERİM
 4 Mayıs 2013 Cumartesi 08:55
FATİH'İN VAKFİYESİ Fatih burayı ve diğer bir çok sosyal tesisi Ümmeti Muhammed (s.a.v.)'e vakfeder ve bunu bir vakfiye ile kanunlaştırır. Vakfiyenin sonunu şöyle sona erdirir: "Kim bu vakfiyenin bir şartını değiştirir, fasit bir te'ville, dalavereyle vakıf hükmünü yürüklükten kaldırmaya kasteder, aslını değiştirir, füruruna itiraz eder veya bunları yapana yol gösterir ve yardım eder veya kanunsuz olarak onda tasarruf yapmaya kalkar veya sahte evrak düzenleyerek mütevelilik hakkı gibi şeyler ister, yahut onu kendi hesabına geçirirse haram işlemiş olur, günah kazanır. Allah'ın Meleklerin ve bütün insanların ebediyyen la'neti onun üzerine olsun. Azapları hafiflemesin. Kıyamet gününde yüzlerine bakılmasın. Kim bunu işittikten sonra değiştirirse günahı değiştirenleredir. Allah işitendir bilendir. Bu vakfı değiştirmeye, bozmaya girişen kişi ölümü, sekeratı, kıyamet sahnelerini ve karanlığını, kabri ve yalnızlığını, münkeri ve heybetini nekiri ve soracaklarını insanların, Alemlerin Rabbi
 serdar odabaşı
 3 Mayıs 2013 Cuma 22:42
Hariçten gazel okumakla olmaz.Öğder erzurumun en etkili derneklerinden bir tanesi.İlçlerde bile artık sesini duyuyoruz.eğitimle ilgili yerel ve ulusal basında çok etkili çıkışları olan çözüm üreten,fikir üreten bir yapıya sahip olduğu görünüyor.Bazı derneklerin yaptığı gibi oyun dernekçiliği yapmıyor.Öğretmen ve eğitimci sorumluğu aydın kimliği ile etkin çıkışlara her zaman ihtiyaç var.Yönetici ve çalışanlarını kutluyorum. Sitede yorum yapan arkadaşlara da kızmıyorum.Çünkü şehrimizde çalışan, gayret eden,üreten herkesin eleştirilme hastalığının olduğunu yakınen bilenlerdenim.Sayın Ömer Dinçer geldiğinde Erzurumun eğitim sorunlarını bir dosya halinde hazzırlayıp sayın bakana ve vekillere veren tek dernek olduğuna da canlı şahit oldum.
 rahmi hasırcı
 3 Mayıs 2013 Cuma 21:14
gerçketn içerikte yazılı tüm metni bende imzalıyorum.tarihi gerçekleri güzle bir şekilde ortaya koymuş dernek .emeği geçenlere teşekkür ederim.sadece muhalefet olsun diye yorum yazılmaz.bir kısım arkadaşlar üzüm yemek için değil derneğe saldırmak için yorum yazmış.
 aytekin..
 3 Mayıs 2013 Cuma 19:44
her halt tamamlanmış sıra ayasofyaya gelmiş...bu ne olduğu belirsiz dernek önce bitirilme noktasına gelen eğitim sistemine el atıpta görüş beyan etsinler.eğitim bir sen in diğer versiyonunu oynamaktan vazgeçsinler...her mahallede 3-4 tane cami var zaten ayasofyada ayasofyalığıyla kalsın...
 özel
 3 Mayıs 2013 Cuma 19:31
arkadaşlar başlığa bakıp yorum yazmayın.içeriği okuyn .bakın dernek güzel bir metin ahzırlamış
 önder
 3 Mayıs 2013 Cuma 19:00
öğder eğitimle ilgili faaliyet yapan her hafta eğitmle ilgili açıklamaları olan eğitimin sorunları konusunda bakana kadar herekse sorunları ulaştıran cesaretli ve duyarlı bir dernektir.
 Mökkem dadaş
 3 Mayıs 2013 Cuma 18:33
Ligtv nin web sayfasında vaybe diye bir program var burda yazılanlara bakıyorumda gerçekten vaybeeeee demek istriyorum. Bu memlekette ne kadar çok bizans hayranı varmış. En son yorum yapanda demişki oranın adı ayasofya onun için cami olamazmış. Haydaaa nato mermer nato kafaa... Bu memlekette sanki her isim her yer Türkçe bitek orası rumca... Hem sen yavuzdan kanuniden iyimi biliyorsun adamlar ismi o şekilde kullanmış sana ne oluyor? Yanı başında sultanahmet yapılmış ama ayasofyayı dedelerimiz müze yapmamış yine cami olarak kullanmış oda bu zamanki kadar cemaatte yok. Karın ağrısı çekenler patlasanızda çöatlasanızda orası camii olacak. Ha bunu AKP yapabilirmi pek tahmin edemiyorum bakalım kime nasip olacak...
 
 3 Mayıs 2013 Cuma 18:18
ayasofya mescid olmalı. içerisinde bikaç hz isa motifi var, ama olsun o da hak peygamber sonuçta. hristiyanlık budizm değil sonuçta, korkmayalım.
 Hariçten
 3 Mayıs 2013 Cuma 18:02
Böylece ÖĞDER in, kendi işi dışında ki işlerle meşgul olduğunu da öğrenmiş olduk. Kısmet bakarız ki EĞİTİME de sıra gelmiş!!!
 YONCALIK'a katılıyorum
 3 Mayıs 2013 Cuma 16:31
Ayasofya tepkisi tamamen türübüne oynamak demek. Ruhban okullarının açıldığı bir dönemde böyle bir tepki koymak sadece gündemi değiştirmek. Bu millet ahmak değil. ÖĞDER denen dernek mi sendikamı her neyse, eğitime reel boyutuyla ilgi gösterse, şu erzurumun kent merkezinde okular arası eğitim kalite farklılığına dikkatleri çekse, eğitimde yaşanan olumsuzlukları dillendirse sivil toplum kuruluşu diyeceğim, ama belliki öyle değil, AKP'nin bir alt kuruluşu. Siyaset yapıyor. Yoncalık adıyla yazan arkadaşın Fatih hakkındaki görüşlerini paylaşmasamda, ÖĞDER'in bir siyaset kuruluşu olduğu ve siyasi şov yaptığı görüşüne katılıyorum. Bakalım bu derneğin yöneticileri mebusluğua mı beylediye başkanlığına mı aday olacaklar. Eteklerindekileri dökme gününü göreceğiz, niyetlerini anlayacağız. ama gerçekten bu arkadaşlar öğretmense Fatihin ayasofyaya olan durumunu değilde onun hocalarına karşı olan saygısını ve onun eğitime, o zamanın çağdaş eğitimine verdiği önemini dile getirirler. Zaten adı Ayasofya (Aziz Sofya) olan bir yerde ne namazı. adı bile bizden değil.
Benzer Haberler
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2026 Erzurum Gazetesi