MENÜ
Erzurum 20°
Erzurum Gazetesi
PAYLAŞ 
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Facebook'ta Paylaş
Son Erzurumlu Dadaşlara Selam, Güllülü’ye Vefa 2
Ayhan Kara
YAZARLAR
19 Mayıs 2021 Çarşamba

Son Erzurumlu Dadaşlara Selam, Güllülü’ye Vefa 2

‘Sen Neredesin’, diye sordu Faruk Nafiz..

‘Sen neredesin?’

Arayış, acı ve gelmeyen teselli..

Dedi ya:

‘Senin için kandiller tutuştu kendisinden,

Resmine sürme çektim kandillerin isinden.

Saksıda incilendi yapraklar senin için,

Söylendi gelmez diye uzaklar senin için.

Saatler saatleri vurdu çelik sesiyle,

Saatler son gecemin geçti cenazesiyle,

Nihayet ben ağlarken toprağın yüzü güldü,

Sokaklardan caddeye doğru sesler döküldü... ‘

Ve göz yaşlarımız da..

Ve yükseldi semaya dualarımız..

İnna lillahi..

Ve teslimiyet..

**

Şehirler ona sevdalılarla anılır..

Şehirler onu sevenlerle aydınlanır..

Şehirler adını adıyla yazanlarla baki kalır..

Güllülü son Erzurumlulardandı bu şehirde..

Son dadaşlardan..

Erzurum denilince Masmavi gözleri çakmak çakmak olurdu..

Erzurum denilince bir başka alemi yaşardı..

Ve O Erzurumla yaşardı..

**

O’nun Erzurum’u bir başka güzel, bir başka maveraydı sanki..

O’nun Erzurum’u özeldi..

Gömlekçi Hatem’den Terzi Dursun’a..

Solakzade’den Naim Hoca’ya..

Uzun Yusuf’tan Uzun Ahmet’e..

Karaköse’den Ulucami’ye..

Erzurum Ovasından Daphan’a..

Güllü’den Sığırlı’ya..

Erzurum’u bir başka görürdü O..

Ütopya sanılmasın..

O’na göre, gerçekten ve gerçekten bu şehrin taşı toprağı mübarekti..

O’na göre Erzurum tüm unsurlarıyla azizdi…

**

1989 Belediye seçimlerini kaybetmiş, mütevazi ofisinde dostlarıyla hemhal olmuştu..

Bir adam girdi içeriye..

Yeni belediye yönetiminin ceza yazdığı bir esnaf..

Başladı anlatmaya.. Başladı yeni yönetimi kötülemeye..

Sonra..

Yeni Başkan için çirkin bir söz çıktı ağzından adamın..

Güllülü oturduğu yerden hiddetle kalktı, burun kanatları şişmiş, alnını ortası kızarmış halde, gürledi:

‘Sus be adam, sus be..O dediğin şahıs Erzurum’un şehri emini..

Ona laf söyleyen Erzurum’a söyler..

Erzurum’a bed söyleyenin benim büromda işi olmaz..’

Kovdu adamı..

Herkes şaşkındı..

Siyasetti ya, olabilirdi diye düşünüyordu odadakiler..

O öyle düşünmüyordu..

Döndü,

‘Çocuklar’ dedi, Erzurum ‘u kim temsil ediyorsa, ona saygı duymak dadaşlık borcumuzdur.. Ötesi yok..’

Erzurum’u aziz saklayanlardandı O..

Ve ekledi: ‘Kim ki Erzurum diyecek, Erzurumlu diyecek, ağzını çalkalayıp öyle diyecek..’

**

O’nun Erzurum'u bir başka özeldi ya..

Murathan Munganca: ‘ Hani erken inerdi karanlık/Hani yağmur yağardı inceden/Hani okuldan, işten dönerken/Işıklar yanardı evlerde/Hani ay herkese gülümserken/Mevsimler kimseyi dinlemezken/Hani çocuklar gibi zaman nedir bilmezken/Hani herkes arkadaş/Hani oyunlar sürerken/Hani çerçeveler boş/Hani körkütük sarhoş gençliğimizden/ Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken../Eskidendi, eskidendi, çok eskiden..’

Son Erzurumlulardandı Güllülü..

Son Erzurumlu ve son Dadaşlardan..

‘Şimdi ay usul, yıldızlar eski/Hatıralar gökyüzü gibi/Gitmiyor üzerimizden/Geçen geçti/Geçen geçti/Hadi geceyi söndür kalbim/Şimdi uykusuzluk vakti/Gençlik de geceler gibi eskidendi/Hani herkes arkadaş/Hani oyunlar sürerken/Hani çerçeveler boş/Hani körkütük sarhoş gençliğimizden/Hani şarkılar bizi henüz bu kadar incitmezken/Eskidendi, eskidendi, çok eskiden…’

Ve çerçeveler boş..

Ve çerçeveler boş Güllülüsüz..

**

Yüzü kızaranlardandı..

Edepsizliği bulunduğu hiçbir meclise sokmayan..

Bir terbiye adamıydı ya..

Dadaşlıktı motifi, Erzurumluluktu çerçevesi..

Ve kulaklarımızdan hiç gitmeyen tavsiyesi:

‘Kim ki Erzurum diyecek, Erzurumlu diyecek, ağzını çalkalayıp öyle diyecek..’

**

O’nun Erzurum’unun sınırı Ötüken’den başlar, Mekke’yle şereflenir, Mohaç’ta devam ederdi..

O’nun Erzurum’unun atmosferinde ila’yı kelimetullaha can adamışların sesi, nefesi vardı..

Önce Devletti kırmızı çizgisi..

Önce devlet..

Belki bu acizin ifade edemeyeceği ölçüde sınırsız bir bağlılık, sadakat ve vefa..

Devleti izzeti bilenlerdendi..

Ve devlet ebed müddet’i..

Ve tarih dökülürdü her sohbetinde..

Ve tarih..

Ulubatlı denildiğinde hürmeten ayağa kalkan, Akif denildiğinde Fatihalarla anan..

Güllülü Erzurum’un tarihiydi..

Ve Erzurum Onun tarihi ve tarifi..

**

Bir küçük ofisimiz vardı..

Mütevazi..

Aynı masayı kullanırdık genellikle..

Bir gün büroya gelen evrakı çekmeceye koydum..

Güllülü geldi büroya..

Bir şey arıyordu..

‘Ağabeyi’ dedim, ‘o evrakı mı arıyorsun..’

‘He’, dedi..

‘Ağabeyi’ dedim, ‘çekmecenin gözündeydi, bakmadınız mı?’

‘Hayır’ dedi, ‘ona bakamam, o senin çekmecen, ben nasıl bakarım..’

Tek masa ve üç çekmece..

Ve tarifsiz bir Erzurum terbiyesi..

O, ayıbı kapatan, hiç ama hiç kimsenin ardında konuşmayan ve herkesin hususi hayatını mahrem bilenlerdendi..

O Erzurumlu terbiyesini görenlerdendi, gösterenlerdendi…

***

Ziya Paşa’nın:

‘Onlar ki verir laf ile dünyaya nizamat/ Bin türlü teseyyüp bulunur hanelerinde’ beytini onun okuyuşuyla ezber etmiştik..

Herkes kendine bakacak derdi her dem.. Herkes kendine..

Belediyedeydik..

Sabahın erkeninde Erzurum’da yapılan yatırımları teker teker dolaşıp gelmişti makamına..

Mutadı böyleydi.

Personel henüz mesaiye geliyordu..

Biri dedi ki, ‘Başkanım’ bir yukarı katlara çıksanız da personeli kontrol etseniz, durumlarını görseniz?

Ünledi Güllülü birden bire hiddetle..

‘Olur mu be gardaş’ dedi, ‘olur mu?’

‘Belki personelin biri eşiyle dava etmiştir de traşsız gelmiştir..

Belki personelden biri pejmürde vaziyettedir..

O halde kendini görmemizi ister mi?

Bir daha söylemeyin böyle bir şey..

Ben onlara itimad ediyorum..

Ben onlarla başkanlık ediyorum..’

Adını siz koyun..

Yüksek devlet adamlığı deyin..

Asil bir başkan deyin..

Erzurum terbiyesinin son mümessili deyin..

O nevi şahsına münhasır bir Erzurumluydu..

Ve O Son Erzurumlulardandı..

**

Güllülü Dar-ı Ukbada..

Güllülü beka aleminde..

Ve Onun, o son Erzurumlunun nidası kulaklarımda:

‘Kim ki Erzurum diyecek, Erzurumlu diyecek, ağzını çalkalayıp öyle diyecek..’

Ağzını çalkalayıp Erzurum diyenlere selamet..

Son Dadaş Güllülü’ye rahmet, rahmet, rahmet..

DEVAM EDECEK

 

Yorum Ekle
Yorumunuz gönderildi
Yorumunuz editör incelemesinden sonra yayınlanacaktır
Yorumlar
 Mustafa Gezmiş
 21 Mayıs 2021 Cuma 16:44
Onunla başladım siyasete o geldi Ankara''ya benimde yolum düştü buraya o ağabeyimdi her hafta mutlaka memleket meselelerini helede Erzurum u konuşurduk tek derdi bunlar idi ne yoruldu ne usandı ne bıktı memleket Eyi gitmir oğul derdi dertlenirdi yoksa kendinin hiçte bir derdi yoktu azıcık görüşmesek ilk görüşmede hele gel oğul seni bir baç edim derdi baç edenim gitti mekanı cennet ruhu şadolsun yeri kolay doldurulacak biri değildi Necati ağabeyim
 Gül Eyüboğlu
 21 Mayıs 2021 Cuma 13:51
Ayhan kardeşim tam da anlattığın gibi bir yiğitti Necati abim
 Gül Eyüboğlu
 21 Mayıs 2021 Cuma 13:51
Ayhan kardeşim tam da anlattığın gibi bir yiğitti Necati abim
 Ziya Özpeker
 21 Mayıs 2021 Cuma 13:26
kardeşim ağzına ve kalemine sağlık varol sağol
 Muhammed Samim
 21 Mayıs 2021 Cuma 02:57
Sevgili ağabeyim öylesi güzel bir başkanı, böylesi güzel yazılarınla yad ederek bizleri başkaca diyarlara götürdüğün için tekrar tekrar yüreğine ellerine sağlık diliyorum.. Erzurum’un Tarihini ve değerlerini bilen ve sayan, üstü kadar yer altını bile karış karış bilen bir Erzurum sevdalısıydı o koca Çınar.. Şehrimize ve Erzurumlu hemşehrilerimize yaptığı hizmetler ile sonsuza dek gönüllerde yaşayacak.. Allah mekanını Cennet eylesin, sizlere de sıhhatli ömürler versin..
 BÜLENT
 20 Mayıs 2021 Perşembe 10:10
ALLAH RAHMET EYLESİN ABİ
 Recep
 19 Mayıs 2021 Çarşamba 19:02
Ağızına sağlık gsrdaş ne güzel anlatmışsın Başkanımızı var olasımö
 Recep
 19 Mayıs 2021 Çarşamba 19:02
Ağızına sağlık gsrdaş ne güzel anlatmışsın Başkanımızı var olasımö
Yazarın Diğer Yazıları
Sayfa başına gitSayfa başına git
Masaüstü Görünümü  ♦   Künye
Copyright © 2021 Erzurum Gazetesi